|
____________________
Taş Köprüden Geçenler
____________________
Siyasiler bu kanı temizlesin
Tunceli`de meydana gelen patlamada şehit olan Jandarma er Murat Yıldız`ın cenazesi ile, Şırnak`ın Beytüşşebap ilçesinde güvenlik güçlerince sürdürülen operasyon sırasında şehit olan Komando Astsubay Çavuş Hüseyin Ateş`in cenazesi düzenlenen törenlerle toprağa verildi.
ÇOCUĞUMUN KANINI SİYASİLER TEMİZLESİN
Şırnak`ın Beytüşşebap ilçesinde güvenlik güçlerince sürdürülen operasyon sırasında şehit olan Komando Astsubay Çavuş Hüseyin Ateş`in cenazesi ise, Kastamonu`nun Taşköprü ilçesinde düzenlenen törenle toprağa verildi.
Yine yoğun bir kalabalığın uğurladığı Ateş`in cenazesinde konuşan baba Metin Ateş, ``Bu iş siyaset işiyse çocuğumuzun kanını siyasiler temizlesin, yok eğer siyasiler yapamıyorsa bu kanı bırakın biz temizleyelim`` dedi.
Törenin ardından şehit Hüseyin Ateş`in cenazesi, Taşköprü`ye bağlı Vakıfbelören köyünde toprağa verildi.
internethaber.com
Ad,Soyad: TURHAN YILMAZ
E-mail: yazarturhan@hotmail.com
Web Adresi: wwwkastamonum.com
Mesaj: şehidimiz hüseyin ateş anısına...
MERHABA
Zulmü, bir de bölünmeyi sevmem diyenler,
Türk'e düşman olanı, ben övmem diyenler, Doğuluya,batılıya sövmem diyenler,
Hepinize, hepinize merhaba...
Her gün yüzlerce yiğit er doğar diyenler,
Haini bu Cumhuriyet boğar diyenler,
Her şeyin önünde namus ve ar diyenler,
Hepinize, hepinize merhaba...
Teröristle pazarlığımız yok diyenler,
Ya gazi ya şehit olacak çok diyenler,
Dış güçlerin sözüne karnım tok diyenler,
Hepinize, hepinize merhaba...
Camide, cephede bir olalım diyenler,
Atatürk'ün yoluna dolalım diyenler,
Dikenleri topraktan yolalım diyenler,
Hepinize, hepinize merhaba...
Bölünmeye, parçalanmaya dur diyenler,
Haksızlıklara hak mührünü vur diyenler,
Ülkede AY-YILDIZLI BAYRAK var diyenler, Hepinize ,hepinize merhaba...
Turhan YILMAZ 05448149555
Mustafa Polat
30 YIl Sonra
1976-1978 yılları arasında ilçemizde görev yapan Ziraat Yüksek Mühendisi Mustafa Polat'la 30 yıl sonra İzmir'de görüştük. Polat'ın ilçemizle ilgili anı ve izlenimlerini yakında burada okuyabileceksiniz.
Pompeiopolis (Taşköprü) (Kastamonu-Taşköprü)
______________________________________________
Pompeiopolis , Taşköprü'nün kuzeyinde, Kastamonu'nun 45 km. kuzeyinde yer almaktadır. Zımbıllı tepesi, iki tepeden daha yüksek olanı akropol olarak kullanılmış ve iki tepenin etrafındaki düz alan Pompeiopolis'in yerleşim alanını oluşturmaktadır. Pompeiopolis'in sınırları kuzeyde Küre dağının güney yamaçlarına güneyde Ilgaz dağının kuzey tarafına, doğuda Halys ırmağına ve Osmancık civarına ve son olarak batıda aynı zamanda Amosttris'inde sınırı olan Pınarbaşı vadisine kadar uzanmaktadır. >>>
Doç. Dr. LATİFE SÜMMERER (*)
ZIMBILLI TEPE'DEKİ KENT 1
________________________
Doç. Dr. LATİFE SÜMMERER (*)
ZIMBILLI TEPE'DEKİ KENT 2
________________________
(*) Pompeiopolis Antik Kenti Kazı Projesi Başkanı
POMPEİPOLİS'TEN
İLK
MÜJDELİ
HABER
______________________________________________
Geçtiğimiz günlerde Almanya'dan Taşköprü'ye gelen arkeologlar pompeipolis antik kentinde kazı çalısmalarını sürdürüyorlar önceki gün bir cocuk mezarına raslayan arkeologlar mezarı gün yüzüne çıkardı.. Meraklı hemserilerimiz kazı yapılan saatlerde calısmaları zımbıllıda yerinden takip edebilecekler.
20.ULUSLARARASI TAŞKÖPRÜ KÜLTÜR VE SARIMSAK FESTİVALİ - 2006 -
2006 YILINDA KASTAMONU VE İLÇELERİNDEKİ FESTİVALLERDEN GÖRÜNTÜLER, HABER VE İZLENİMLER >>>>>
Geçmişten Günümüze Taşköprü'de Basın (İnceleme Taslağı) / Ali ŞAHİN
______________________________________________
TAŞKÖPRÜ: Haftalık gazete.Tek Sayı / 30 Ağustos 1950. İlk sayısından sonra çıkmamıştır. Sahibi ve Mesul Müdürü: Şem'i DALAY; Mücadele Matbaası. Kastamonu. İlçenin ilk gazetesi. Başlık altında: "Halkın Dili, Hakkın Dili" Çarşamba günleri çıkar siyasi gazete olduğu yazılıdır.28x41 ebadında, fiyatı 5 kuruş.
TAŞKÖPRÜ: Haftalık gazete. (6 Mart 1959- 22 Nisan 1960) Sahibi ve Mesul Müdürü: Ergin TÜFEKÇİ; Doğrusöz Matbaası. Kastamonu. Çarşamba günleri çıkar. 28x41 ebadında, 4 sütunlu, 2 sayfa, fiyatı 5 kuruş.
TAŞKÖPRÜ'DE UYANIŞ: (5 Mart 1969- 5 Mayıs 1969) Sahibi: TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası) adına; A. Cahit ARIKAN, Yazı İşleri Müdürü: Zeynel YURTSEVEN. Yenises Matbaası. Kastamonu. Başlık altında: "Genç fikirli demek, gerçek fikirli demektir. K. ATATÜRK" yazısı bulunmaktadır. 41x57 ebadında, 6 sütunlu, 2 sayfa, fiyatı 25 kuruş.
GÖKIRMAK: Haftalık gazete. (13 Mart 1970- ../.. 1974).Sahibi: Mahmut ESKİ, Ziya SEZEN(Kısa bir süre sonra ayrılmıştır); Mesul Müdürü: Halit TERZİOĞLU. Yenises Matbaası. Kastamonu. Başlık altında: "Haftalık Siyasi ve kültürel gazete" yazısı bulunmaktadır. 35x50 ebadında, 5 sütunlu, 2 sayfa, fiyatı 25 kuruş.
TAŞKÖPRÜ'NÜN SESİ: 15 Günlük gazete. (1 Ağustos 1975- ../../ 1988) Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Numan ÖZDEMİR. Yeni Kastamonu Matbaası. Kastamonu. Başlığın altında: "Siyasi ve Kültürel gazete. 15 günde bir Cuma günleri çıkar" yazılıdır. 308. sayıdan itibaren gazete el değiştirmiş, Numan ÖZDEMİR, gazeteyi Eczacı Metin BAKIRCI'ya devretmiştir. İlçenin en uzun ömürlü gazetesi olma özelliğini taşıyan TAŞKÖPRÜ'NÜN SESİ gazetesinin bütün sayıları tam olarak Taşköprü İlçe Halk Kütüphanesinde mevcuttur.
GÖKIRMAK: (Taşköprü Belediyesi). 1993 Sahibi: Taşköprü Belediyesi adına: Hasan ALTAN. Genel Yayın Yönetmeni: Muzaffer YILDIZ. Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Ersin TABAKER. Damla Grafik Tesisleri. Başlık altında "Taşköprü Belediyesi'nin Yayın Organıdır" yazılıdır.
KAYNAKLAR:
1. Hazma ÇİÇEK, Taşköprü İncelemesi (Basılmamış Derleme. Taşköprü Halk Kütüphanesinde mevcut olup öğrenciler ve araştırmacılar için önemli bir kaynaktır.). (Hazma ÇİÇEK: Emekli. Taşköprü Halk Kütüphanesi eski Müdürü)
2.Aziz DEMİRCİOĞLU: Yüz Yıllık Basında Kim Kimdir?
EKLER: 1
______________________________________________
TAŞKÖPRÜ'NÜN SESİ: 15 Günlük gazete. (1 Ağustos 1975- ../../ 1988) Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Numan ÖZDEMİR. (*) Yeni Kastamonu Matbaası. Kastamonu. Başlığın altında: "Siyasi ve Kültürel gazete. 15 günde bir Cuma günleri çıkar" yazılıdır. 308. sayıdan itibaren gazete el değiştirmiş, Numan ÖZDEMİR, gazeteyi Eczacı Metin BAKIRCI'ya devretmiştir. İlçenin en uzun ömürlü gazetesi olma özelliğini taşıyan TAŞKÖPRÜ'NÜN SESİ gazetesinin bütün sayıları tam olarak Taşköprü İlçe Halk Kütüphanesinde mevcuttur.
______________________________________________
T
A
Ş
K
Ö
R
Ü
N
Ü
N
S
E
S
İ
N
U
M
A
N
Ö
Z
D
E
M
İ
R
KENDİ KALEMİNDEN (*)
______________________________________________________
"BEN NUMAN ÖZDEMİR
Doğum tarihi : 05/04/1921
Ölüm tarihi : 01/01/2003
Kastamonu ili, Taşköprü ilçesi Aşağıçayırcık köyünde 1921 yılında doğdum. Anam ben 10 yaşındayken rahmete kavuşmuş HANIFE, babam çiftçi HÜSEYİN ÖZDEMİR. Taşköprü ilk okulunu bitirdikten sonra gedikli hazırlama orta okuluna girdim. 1941 yılında istihkam gedikli çavuş olarak ordudaki hizmetime başladım.
Hizmetimin son yıllarında Ankara Ticaret lisesi akşam kurslarında daktilografi ve stonoğrafi öğrendim. 1950 de karayollarında başlayan sivil hayatımda daktilografi bilmemin yararı oldu. 1954 yılında TBMM'nde ikinci kez stonoğrafi öğrendim. 1959 dan 1967 ye kadar stonoğraf olarak çalıştım. 1967 de İstanbul belediye meclisi stonoğraflığına nakil edildim. TBMM'nde stonoğraf arkadaşlarıma 10 parmak daktilografi öğrettim. Bu arada kendimde standart Türk klavyesini öğrendim. İstanbul belediye meclisine nakil edildikten sonra yazılı öğretim denemesi yaptım. Nihayet 25 yıllık yazma 10 yıllık da öğretim tecrübesine güvenerek KENDİ KENDİNE 10 PARMAKLA DAKTİLOĞRAFİ kitabını 1971 yılında yayınlamaya karar verdim."
(NUMAN ÖZDEMİR, KENDİ KENDİNE 10 PARMAKLA DAKTİLOĞRAFİ, 1971, Arka kapak yazısından alınmıştır.)
______________________________________________________
HACI BEKİR GÖRSE ÇOK MUTLU OLURDU
İngiltere’de yayımlanan The Independent gazetesi, 5 Aralık tarihli sayısının manşetinde Türk lokumunun yıldızının parlayışına yer verdi.“Kastamonu'lu Hacı Bekir bu günleri görse çok mutlu olurdu” ifadesine yer verilirken, Hacı Bekir’in Sultan Hamit'in emriyle Kastamonu’da evindeki malzemeyle su, şeker, mısır unu, limon kreması tartar ve gülsuyundan reçete oluşturduğu kaydedildi.
Türk lokumunun tarihini anlatırken, 300 yıl öncesine dönen gazete, Sultan Hamid’in, 4 eşi ve haremindeki yüzlerce cariyesini Topkapı Sarayı’nın büyük kapılarının ardında mutlu bir hayata kavuşturabilmek için tatlı bir formülün geliştirilmesi emrini verdiğini kaydetti.The Independent gazetesi, bugün Türk lokumu adıyla bilinen ve her geçen gün bütün dünyada daha çok tüketilen tatlının böylece ortaya çıktığını, Noel döneminde İngiltere’de gösterime girecek CS Lewis’in “The Cronicles of Narnia” ile lokumun namının da artmasının beklendiğini belirtti.
İngiltere’nin en büyük süpermarketleri olan Tesco ve Sainsbury’nin lokum satışlarında patlama olduğu yolundaki açıklamasına yer verilen haberde, satışta artışın yüzde 200’lerle ifade edilebilecek noktaya geldiğini yazdı.
Hacı Bekir’in suyu ısıtıp, şeker ve limonu eklediği, bu karışımı da bir başka tavada pişirilen mısır unu, su ve tartara katıp birlikte pişirdiği belirtilen haberde, karışıma daha sonra gülsüyü katıldığına işaret edildi. Pudra şekerine bulanıp soğutulan karışımın kesilerek lokum haline getirildiğini yazan Independent, Hacı Bekir’in birer lokmalık bu yumuşak şekerlemelerine asırlar sonra “Türk lokumu” adı verildiğini belirtti.
Osmanlı sarayının en gözde yiyecekleri arasına giren lokumun Hacı Bekir’i de zengin ettiğini kaydeden gazete, 1777 yılında Bahçekapı’da ilk dükkanını açan ünlü şekercinin, bu ilk dükkanının çocuklarından torunlarına geçerek bugüne kadar geldiğini, ailenin hala İstanbul’da ve Ankara’da dükkanları olduğunu yazdı.
BAKLAVA GİBİ LOKUM DA TÜRKLERİN
Yunanistan’ın lokumun kendi buluşları olduğuna dair iddialarına da yer veren gazete, lokum gibi, baklava konusunda da Yunanlı ve Ermenilerin benzeri iddiaları olduğunu kaydederken, Charles Dickens’ın”The Mistery of Edwin Drood” adlı kitabında Türk lokumundan bahsedildiğini hatırlattı.
“BUGÜN HERGÜNKÜNDEN DAHA GÜÇLÜ”
“Aslında Türk lokumu Dickens’ın bu kitabı yazmasından yarım asır önce Avrupa’ya ulaşmıştı” denilen haberde, lokumun Napolyon’un en sevdiği şekerleme olduğu, Sir Winston Churchil’in de lokum yemeyi çok sevdiği belirtildi. Haberde, Pablo Picasso’nun lokumu bir konsantrasyon aracı olarak kullandığı ve Disney yapımı Narnia filminde lokumun kullanıldığı kaydedilerek, “Disney sayesinde Batı’nın Doğu’nun en favori tatlısıyla olan sevgisi bugün hergünkünden daha güçlü görünüyor” denildi.
ZARBANA
Cumhuriyet 29.08.2005
YAZAR TURGUT ÖZAKMAN:
Ülkeyi yönetenler Nutuk'u okusun
ANKARA (ANKA) - Yazar Turgut Özakman , tarih bilmeden bir ülkenin yönetilemeyeceğini belirterek ülkeyi yönetenlere Nutuk'u ve Sevr Antlaşması'nı okumaları önerisinde bulundu. ''Şu Çılgın Türkler'' in yazarı Turgut Özakman Ancyra gazetesinde yayımlanan röportajında, pek çok vatandaşın Milli Mücadele dönemini bilmediğini ancak okunması ve öğrenilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle Cumhuriyet dönemini yazmak istediğini, bu dönemin Milli Mücadele kadar heyecan verici olduğuna değinen Özakman, birtakım insanlar büyük bir rahatlıkla o dönemin üzerine bir çarpı çekmeye çalıştığını, bunun ise büyük bir insafsızlık olduğunu anlattı. Özakman, Milli Mücadeleyi bilmeden Türkiye'yi yönetmenin, tarihin mantığı ile karşı karşıya gelmek anlamına geleceğini belirterek ''Tarihin mantığı galip gelir'' dedi. Özakman Başbakan dahil Türkiye'de herkesin Atatürk 'ün ''Nutuk'' unu, İnönü 'nün ''Hatıralar'' ını, Şerafettin Turan 'ın ''Türk Devrim Tarihi'' ni, Prof. Sina Akşin 'in ''Milli Mütareke ve İstanbul Hükümetleri'' ni okuması gerektiğine işaret etti. Türkiye AB görüşmelerinin başından sonuna kadar bir milli duruş içerisinde olması gerektiğini vurgulayan Turgut Özakman, ''Bu iktidarda değil, bundan önceki iktidarda da milli duruş yoktu. Biz milli mücadeleyi yapan Türkiye'den bin kat daha güçlüyüz. Ama bu gücümüzün farkında mı değiliz, uyutulduk mu, yoksa ihmal mi ettik? 30 yıldır Türkiye, dış politika bakımından aşağı yukarı Atatürk çizgisinden ve Atatürk döneminin milli duruşundan da uzaklaşmıştır. Ben öyle görüyorum'' dedi.
Cumhuriyet 22.05.2005
Turgut Özakman'ın Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 'Şu Çılgın Türkler' adlı kitabı Bilgi Yayınları'ndan çıktı
'Bir millet uyanıyor'
'Şu Çılgın Türkler' Ulusal Kurtuluş Savaşımızın tarihini anlatan bir tarih incelemesidir. Kurtuluş ve Cumhuriyet belgesellerinin, çekilemediği için seyirciye ulaşamayan metinlerinin bileşenidir. Özakman'ın işlek diliyle, anlatımı söze boğmadan, konuşma dilinin sıcaklığını yansıtan anlatımıyla bütünleşiyor.
EFDAL SEVİNÇLİ *
Turgut Özakman yine tarihsel bir anlatıyla karşımızda. Yine bizleri tarihimizle baş başa bırakıyor. 1948 yazında dokuz arkadaşıyla birlikte yaptıkları yürüyüşle öğrenmeye çalıştığı, belgelerini derlediği, hâlâ da derleyip incelemesini sürdürdüğü Kurtuluş Savaşı'nı anlatıyor 'Şu Çılgın Türkler' adlı yapıtında.
Kapağında ''roman'' yazıyor; ancak ''modernizmin'' modern edebiyatın yarattığı türler içinde yer alan ''roman'' a benzemiyor 'Şu Çılgın Türkler'. Dahası, ''postmodernizmin'' peşinde koştuğu ''geleneksel anlatıya'' ise hiç benzemiyor. Evet, metinlerarası geçişler var. Fakat yapıt ''post- modern'' bir anlatı hiç değil. Peki, bu nasıl bir roman diyebilirsiniz.
Belgeler, mektuplar, anılar
'Şu Çılgın Türkler' in 5. sayfasında, ''İçindekiler' bölümü var... Ve Önsöz, Başlangıç (28 Haziran 1914-1 Nisan 1921), Birinci Kitap: Büyük Yunan Taarruzu, İkinci Kitap: Türk Büyük Taarruzu, Sonuç (19 Eylül 1922-27 Ekim 1922), Sonsöz ve Dipnotlar ... Bu kurgusuyla, 'Şu Çılgın Türkler' doğrusu Ulusal Kurtuluş Savaşımızın tarihini anlatan bir tarih incelemesidir. Kurtuluş ve Cumhuriyet belgesellerinin, çekilemediği için seyirciye ulaşamayan metinlerinin bileşenidir. Özakman'ın Önsöz 'de açıkladığı gibi ''belgeler, mektuplar, anılar, makaleler, bilgiler, raporlar, haberler gerçeğe bağlı kalınarak öyküleştirilmiştir. Genel olarak bütün kişiler gerçektir. Havayı yansıtmak, ayrıntıları belirtmek ve konuyu yürütmek için birkaç hayali kişiye'' yer verilmiştir.
Özakman'ın işlek diliyle, anlatımı söze boğmadan, konuşma dilinin sıcaklığını yansıtan anlatımıyla bütünleştirdiği ' Şu Çılgın Türkler 'i, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Türk Ulusu'nun varoluş kavgasının anlatısıdır. Ulusal devletin doğuşunun, ulus kimliğimizin gerçekleşme kavgasının belgesel öyküsüdür. Şu Çılgın Türkler 'i bugün içinde bulunduğumuz siyasal, toplumsal koşulların da gereği olarak herkes okumalıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızdan Başbakanımıza, bakanlarımızdan ana muhalefet partimizin başkanına, milletvekillerimizden bütün öğretmenlerimize, öğrencilerimize herkesin okumasını öneriyorum. Son günlerde çok satan/okunan (?) yapıtlar arasında yer alan ve hemen herkesin ilgisini çeken Hitler'in Kavgam kitabını okuyan gençlerimize ise özellikle öneriyorum. ' Şu Çılgın Türkler' tarihimize, yakın tarihimize göstereceğimiz ilgiyi boşa çıkarmayacak. ''Kemal'in Askerleri'' nin çocukları, torunları olarak hemen her sayfasında duygulanacak, üzülecek, sevinecek ve o adsız kahramanlara hayranlık duyarak ülkemizi, atalarımızı, dedelerimizi, ninelerimizi daha çok seveceksiniz. Sayın Özakman'ın oluşturduğu kurguyla, dil ustalığıyla, büyük bir zevkle okunan Şu Çılgın Türkler 'de, Sevr'de yok edilmek istenen bir ulusun yeniden doğuşunu, ''Bir Millet Uyanıyor'' diyerek alkışlayacaksınız. Çağdaş, laik, demokratik Cumhuriyetimizin varoluş kavgasını, sıkılmadan, tarihi severek ve tarihimizi tanıyarak öğreneceksiniz.
Elli yıllık emek...
Bi zi parçalamak isteyenlerin olduğunu söyleyen Başbakanımıza inanarak ' Şu Çılgın Türkler 'in neler yapabileceklerini bir kez daha görmeleri, anlamaları için bu öneriyi bütün aydınlarımıza yapıyorum. Bu ülke topraklarının tarihini yeniden yaratan, Mustafa Kemal ile arkadaşlarının yaptıklarını küçümseyen, dahası inanılmaz sataşmalarda, saldırılarda bulunan, ''hâlâ'' onları tanımayan yurttaşlarımızın da okumasını istiyorum.
Mustafa Kemal'e, arkadaşlarına, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'ne inanan, güvenen ve bu güvençle Cumhuriyeti, Atatürk devrimlerini inançla savunan, bu savunusunu ortaya koyduğu yapıtlarıyla kanıtlayan Sayın Turgut Özakman'ın elli yıllık güzel anlatısına teşekkür ederek sesine kulak verelim v e ''Anadolu Oymağı'' nın üyelerinin inançla yaşadığını gösterelim.
( * ) Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi .
Cumhuriyet 06.05.2005
BİR BAKIMA
SERVER TANİLLİ
Güzel Çılgınlığın Adı...
Tarihin hızlandığı, suyun kaynama noktasına ulaştığı yıllar vardır; 1914'le böyle bir dönem başlar: Bir Sırplının, Avusturya Veliahtı Arşidük Ferdinand 'ı, Saraybosna'da öldürmesinin arkasından, dünyayı bölüşmekte anlaşamayan büyük devletler, hesaplaşmak için böyle bir fırsat bekliyorlardı; savaş, bir salgın hastalık gibi dört bir yana yayılır. Almanya art arda Rusya, Fransa ve Belçika'ya savaş açar; onu, İngiltere'nin Almanya'ya karşı savaşa girmesi izler; Osmanlı İmparatorluğu da, Almanya ve Avusturya-Macaristan'ın yanında savaşa girer. Buna bakıp İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener bir demeçte bulunur: ''Türkiye'yi yok edinceye kadar savaşacağız!''
Türkiye önemliydi...
Osmanlı İmparatorluğu, girdiği savaşta sonunda yenilir, elde yalnız bitkin ve yoksul Anadolu'yla kalmıştır; o da emperyalizmin işgaline uğrar.
Padişah, İngiliz sömürgesi olabilmek umudundadır; ''Halk uzun yıllardan beri cephede ölümle, cephe gerisinde yoksullukla boğuşa boğuşa tükenmiş, içine kapanmıştır.''
Bu sırada, Yunanlılara fırsat doğar.
Arkalarında emperyalizm, 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkarlar ve Batı Anadolu'yu işgale başlarlar.
Ne var ki, tarihte ''yıldızın parladığı'' günlerden birinde, 19 Mayıs 1919'da, Mustafa Kemal Paşa, Samsun'a çıkar; bütün milleti işgale tepki göstermeye çağırır ve tüm Anadolu'yu yurtseverlik ve bağımsızlık bayrağı altında toplamaya koyulur.
Başlayanın özü ve adı ''Milli Mücadele'' dir.
Dışarda ve içerde alay edenler çıkar.
''Elde avuçta hiçbir şey yokken, Emperyalizme, galip devletlere, Yunan ordusuna, Ermenilere, Pontus çetelerine karşı silahlı mücadeleye girişmeyi çılgınlık sayanlar çoktur. Silahsızlandırılmış Türk ordusunun tarihteki gücü, o da kâğıt üzerinde, 35-40 bin kişidir. Oysa Türkiye'deki silahlı işgalcilerin sayısı giderek 400.000 kişiyi bulacaktır. Yoksul, bitik Anadolu, 400.000 işgalciyi ve on binlerce silahlı-silahsız haini yenmeyi başaracaktır.''
Milli Mücadele, işte bu mucizenin, bu onurlu, ''güzel çılgınlığın'' adıdır.
Kızgın savaş, ileri-geri dalgalanmalarla, zafere ulaşır: Kurtuluş'u Kuruluş izler; ''bağımsız ve özgür'' bir ülkede, ''çağdaş bir Türkiye'' nin temelleri atılır.
Milli Mücadele, toplum olarak hayatımızın ''sebebi'' , felsefemiz ve andımızdır.
Onun tarihini biliyorduk, şimdi romanı da yazıldı.
Turgut Özakman 'ın, Bilgi Yayınevi'nden çıkan Şu Çılgın Türkler 'den bahsediyoruz.
**
Yazarımızı uzun uzun anlatmanın gereği yok. Turgut Özakman, oyunları, senaryoları, romanları ile ön safta bir kalem; onlara, meslek kitapları ve araştırma-inceleme eserlerini eklemeli.
Özakman'ın bir eli tarihte, bir eli de edebiyatta.
Şimdi önümüze koyduğu anıt eseri, 50 yıllık bir hazırlığın ürünü.
Yazar, bu dev hazırlığını nasıl değerlendirdiğini şöyle açıklıyor: ''Yaklaştıkça büyüyen, bir macera romanından daha heyecan verici olan Milli Mücadele'yi, gençler için roman olarak yazmayı, bu uzun ve yoğun emeği böyle değerlendirmeyi düşündüm. Birkaç roman kişisinin çevresinde dönerek değil, bütünüyle, her cephesiyle anlatmak istedim'' (s. 8).
Özakman, amacını -hakkıyla- gerçekleştirmiştir.
Bir olaydır bu eser: Bir tarih, bir roman, bir destan...
Yazarımızın, başta gençlere bakarak şu söylediklerine katılmamak da mümkün değil: ''Gençlerimize uzun zamandır Milli Mücadele'yi gerektiği gibi anlatmıyoruz. Bu yüzden şimdiki birçok orta yaşlılar da Milli Mücadele'yi iyi bilmiyor. Bilmemek oranı gittikçe artıyor. O görkemli olayı eski, soluk fotoğraflara benzettik. Oysa Cumhuriyetimiz o mücadelenin ürünü ve kaçınılmaz sonucudur. Yeni devletin kuruluş felsefesini o mücadele belirlemiştir. Anadolu aydınlanması, birliği ve yurttaşlık bilinci o büyük mücadeleyle başlamıştır. O dönem bilinmeden bugünü okuyamayız, yarını göremeyiz.''
Ekliyor: ''Milli Mücadele'nin emperyalizme karşı verilmiş ve kazanılmış ilk kurtuluş savaşı anlatılmadığı için gençlerimiz başkalarının kurtuluş mücadelelerine imrendiler. Kendi tarihlerine, kendi kahramanlarına yabancılaştılar.'' (s. 8-9)
Eserin şu satırları da özellikle gençlere sesleniyor:
''Sevgili gençler!
İstiklal Savaşı, dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan biridir. Emperyalizmi ve yamaklarını dize getiren, bir enkazdan yepyeni, çağdaş bir devlet kurmayı başaran atalarınızla gurur duyun, şehit ve gazi atalarınızın onurunu yabancılara çiğnetmeyin'' (s.688).
Gençler, hele sizler, okuyun bu kitabı!..
KOTA ÇİLESİ NEDENİYLE PANCAR HALA TARLADA BEKLİYOR
Kış kapıya dayandı ancak kota yüzünden hala çiftçinin pancarı tarlada bekliyor. Karlı ve yağmurlu günlerde tarlada çalışmak zorunda kaldıklarını belirten çiftçiler iktidar partisinden anlayış bekliyor. Taşköprünün Urgancı Köyü'nde uzun yıllar muhtarlık yapan Ali Kaygusuz pancar kotasının kaldırılmasını istedi. Eski muhtar Kaygusuz, pancar üreticisinin zor durumda olduğunu belirterek şunları söyledi; "Ben bir pancar üreticisiyim. Yüz ton üretim izni verdiler. Ben her yıl ektiğimden üç ton daha az ektim. Ama buna rağmen şuan elli ton fazlam var. Bu benim suçum mu? Benim gibi olan yüzlerce çiftçi var.
Zaten pancar fiyatlarının düşüklüğü nedeniyle ektiğimizin karşılığını alamıyoruz. Birde kota uygulaması bizim belimizi iyice büküyor. Bu konuda siyasilerin bir şeyler yapması lazım. Eksik ürüne bir şey yok ama bir ton bile fazla üretseniz ceza var. Eksiden yanılma payı denen bir olay vardı. Üretilen ürünün yüzde 15'i kadar yanılma payı veriliyordu. Ama şimdi oda yok. Çiftçi olarak perişan durumdayız. Hükümetin bize sahip çıkması lazım" şeklinde konuştu.
(Kastamonu Sözcü gazetesinden)
Cumhuriyet 30.11.2005
PENCERE
İLHAN SELÇUK
Boynuzlu Fıkra!..
Bir solukta tümünü anımsayıp kalemin ucundan kâğıda dökmek olanaksız, ama, AKP iktidarının sicilindeki sabıkaları politika tespihinin taneleri gibi dizivermek kolay...
İçki yasakları..
Kırmızı sokak öyküleri..
Bakan eşlerinin türbanları..
Başbakan'ın ağzından dökülen bitmez tükenmez inciler..
Üniversitelere saldırılar..
Laik Ordu'ya ters bakışlar..
Devlet bürokrasisinde dincilerin kadrolaşmaları..
Başbakanlık Müsteşarı'nın belgelenmiş dinci kimliği..
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin türbana ilişkin kararına mürteci tepkisi..
'Türk' kavramına karşı tutum..
Yeşil sermaye çabaları..
Öğretim Birliği Devrimi'ni yıkmak için girişimler..
Vesaire..
Amerika'nın Türkiye'deki seçim sandığında tezgâhladığı 'Yeşil Karşıdevrim' le koltuğa oturan takıyye azınlığının iktidardaki çoğunluğu ülkeyi nereye götürüyor?..
Güneydoğu'daki PKK terörünün faturasını bile askere yüklemek isteyen anlayışla nereye gidilebilir?.
**
Olayın en ilginç yanı ne?.
İktidarın takkesi düştü, keli çoktan göründü...
Ama, medyanın çoğu garibi yanıtı verilmiş bir soru üzerine tespih çekiyor:
- Bu iktidar takıyyeci mi?..
- Değil mi?..
**
Herifin biri karısından kuşkulanıyormuş:
- Acaba beni aldatıyor mu?..
Bakmış ki olacak gibi değil, bir sivil polis tutmuş, eşini takip ettirmeye başlamış...
Sivil polis bir hafta sonra raporuyla birlikte çıkagelmiş, söze başlamış:
- Efendim, eşiniz geçen hafta perşembe günü saat 12.30'da filanca lokantada bir adamla buluştu..
- Eee.. Sonra?..
- Yemeklerini yedikten sonra Beyoğlu'nda falanca sokakta bir eve gittiler..
- Eee.. Sonra?..
- Adam evin kapısını cebinden çıkardığı anahtarıyla açtı, içeri girdiler..
- Eee.. Sonra?..
- İçerde beş saat kaldılar; o sırada çevrede yaptığım soruşturmayla öğrendim ki ev adamın garsoniyeriymiş..
- Ee.. Sonra?..
- Sonra eşiniz evden ayrıldı..
Koca:
- Peki, içerde ne yaptılar, izleyemediniz mi?..
- Hayır!..
Herif bunun üzerine ne desin beğenirsiniz:
- Tüh yahu!.. Desene yine gerçeği öğrenemedik!..
Ülkemizde kimileri var ki boynuzlu koca haleti ruhiyesindeler, AKP gerçeğini bir türlü öğrenemeyecekler...
TAŞKÖPRÜ'DE ELEKTRİK TELLERİ YERALTINA ALINIYOR
Taşköprü Belediyesi festival nedeniyle ara verdikleri havai elektrik tellerini yeraltına alınması çalışmasına kaldığı yerden devam etmeye başladı. Konuyla ilgili olarak konuşan Belediye Başkanı Hasan Altan, "Gelecek kuşaklara 21. yüzyıl yerel yöneticilik anlayışının gerektirdiği şekilde "Yaşanabilir Bir Taşköprü" bırakacağız" şeklinde konuştu.
ÇALIŞMA YAPILAN YERLER
Daha önceki çalışmalar neticesinde ilçe merkezinin büyük bir kısmında elektrik tellerini yeraltına indiren Taşköprü Belediyesi, ilçe merkezinde kalan Harmancık Mahallesi Mühendis Mahzar Sokak, Gümüş Çeşme Sokak, Harmancık Sokak, Çeşme Sokak ve İnönü Caddesinde elektrik tellerini yeraltına alma çalışmalarına başladı.
YAŞANABİLİR BİR TAŞKÖPRÜ
Taşköprü Belediye Başkanı Hasan Altan da çalışmalarla ilgili olarak "Amacımız göze hoş görülmeyen elektik tellerini yeraltına alarak çevre kirliliğinin önüne geçmek, çalışmalarımız havada bir tek elektrik teli kalmayana kadar devam edecek" dedi. "Yaşanabilir Bir Taşköprü" için çalışmalarının her geçen gün artarak devam ettiğini belirten Altan, "Elimizdeki yep yeni projeleri hayata geçirebilmek için var gücümüzle çalışıyoruz, gelecek kuşaklara 21. yüzyıl yerel yöneticilik anlayışının gerektirdiği yaşanabilir bir ilçe bırakacağız" şeklinde konuştu.
BELEDİYE EKİPLERİ ARALIKSIZ ÇALIŞIYOR
Taşköprü ilçe merkezinde havada elektrik teli kalmayana kadar devam edecek olan çalışmalar için belediye ekipleri aralıksız çalışmaya devam ediyor.
KASTAMONU POSTASI
22. Dönem İlimiz Milletvekilleri
HAKKI KÖYLÜ
DEVREKANİ - 1948, Sadık - Şaziye - İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi - Hukukçu - Emet, Edirne Cumhuriyet Savcısı, Gürün, Mardin, İskenderun, Erzurum ve Bursa Cumhuriyet Başsavcısı, Kastamonu Bölgesi Cezaevi İzleme Kurulu Başkanı, Serbest Avukat - Evli, 2 Çocuk.
İmzası Bulunan Kanun Teklifleri
Sahibi Olduğu Sözlü Soru Önergeleri
Sahibi Olduğu Yazılı Soru Önergeleri
SİNAN ÖZKAN
KASTAMONU - 1972, Yusuf - Nuran - Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü - İngilizce - Mülki İdare Amiri - Serbest Ticaret - Evli, 2 Çocuk.
İmzası Bulunan Kanun Teklifleri
sinan.ozkan@tbmm.gov.tr
Sahibi Olduğu Sözlü Soru Önergeleri
Sahibi Olduğu Yazılı Soru Önergeleri
MUSA SIVACIOĞLU
KAPAKLI - 1955, Cemal - Cemile - Ankara Üniv. Hukuk Fakültesi, A.Ü. Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Dalında Master, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fransızca Bölümü - Fransızca, Arapça - Hukukçu - İmranlı, Beşiri, Mengen ve Orta Cumhuriyet Savcısı, Kurucaşile'de Hakim, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri, Ceza İşleri, Avrupa Topluluğu, Uluslararası Hukuk ve Dışilişkiler Genel Müdürlüklerinde Tetkik Hakimi ve Genel Müdür Yardımcısı, Brüksel'de AB Konusunda Çalışmalar, Yeşilay Üyesi - Evli, 3 Çocuk.
İmzası Bulunan Kanun Teklifleri
msivacioglu@tbmm.gov.tr
Sahibi Olduğu Sözlü Soru Önergeleri
Sahibi Olduğu Yazılı Soru Önergeleri
MEHMET YILDIRIM
TAŞKÖPRÜ - 1949, Satı Mehmet - Satiye -İstanbul Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi Işık Mühendislik Yüksek Okulu - İngilizce - İnşaat Mühendisi - T.C.Karayolları 15. Bölge Yol Yapım Şantiye Şefi ve Yol Yapım Başmühendisi, Serbest İnşaat Mühendisi ve Müteahhit - Evli, 1 Çocuk.
İmzası Bulunan Kanun Teklifleri
myildirim@tbmm.gov.tr
Sahibi Olduğu Sözlü Soru Önergeleri
Sahibi Olduğu Yazılı Soru Önergeleri
VALİ MUSTAFA KARA 214 11 22
GARNİZON KOMUTANI J.KUR.ALB.HURŞİT İMREN 215 05 00
BELEDİYE BAŞKANI TURHAN TOPÇUOĞLU 214 11 53
C. BAŞSAVCISI ALİ CEYHUN CEYLAN 214 10 77
ADALET KOM.BAŞKANI MUSA YEŞİL 214 13 12
İDARİ MAHKEMESİ BAŞKANI AYDEMİR TUNÇ 212 49 68
BARO BAŞKANI AV. ABDULHALİK OĞUZ 214 23 16
G.Ü. EĞİT. FAK. DEKANI PROF. DR. AZMİ YETİM 214 30 95
G.Ü. ORMAN FAK. DEKANI PROF. DR. HASAN VURDU 214 95 25
G.Ü.FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ DEKANI PROF. DR. ABDULLAH GÜNEN 215 49 23
G.Ü. BEDEN EĞ. SP. Y.O. MÜDÜRÜ YRD. DOÇ. DR. ÖMER SAYLAR 214 15 86
G.Ü. SAĞLIK YÜK. OK. MÜDÜRÜ YARD.DOÇ. DR. BEKİR TÜRKMEN 212 15 78
A.Ü. MES. YÜK. OK. MÜDÜRÜ PROF. DR. BAHRİ GÖKÇEBAY 215 09 00
POLİS MESLEK YÜKSEK OKULU MÜDÜRÜ MEHMET TAHİR ERTEKİN 215 24 44
VALİ YARDIMCISI TAHİR DEMİR 214 17 89
VALİ YARDIMCISI ŞEREF ATAKLI 214 17 89
VALİ YARDIMCISI BİLAL ÖLMEZ 214 17 89
ASKERLİK DAİRE BAŞKANI PERS. ALB.OĞUZ YALÇINKAYA 214 31 23
İL JANDARMA KOMUTANI J.ALBAY İRFAN KAYA 214 19 01
J.BÖLGE.KOM.KURMAY BAŞKANI J.KUR.ALB. ALİ ÇARDAKÇI 215 05 00
İL EMNİYET MÜDÜRÜ DURMUŞ DEMİRBAŞ 214 11 55
1.JAND.ER.EĞT.TABUR KOMUTANI JAND.BNB.CEMAL OKUTAN 215 25 30
BAŞBAKANLIK VE DEVLET BAK. BAĞLI KURUM VE KURULUŞ MÜDÜRLERİ
VAKIFLAR BÖLGE MD. YAVUZ YÜCEBIYIK 214 94 88
DEVLET İSTATİSTİK E. BÖLGE MÜDÜRÜ İSMAİL GÖKALP 215 50 91
İL MÜFTÜSÜ CEVAT ALTUN 214 64 47
DİY. EĞT. MERK. MÜDÜRÜ MEHMET ALİ KURT 214 01 43
GENÇLİK SPOR İL MÜDÜRÜ YILMAZ EMEN 214 13 17
TEKEL DAĞ. PAZ. BAŞ MÜDÜRÜ A.VEDAT GÜNER 214 23 03
SOS. YARDIMLAŞMA DAYANIŞMA VAK. MÜDÜRÜ UĞUR BAŞAK 214 00 72
SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRÜ V. SEVAL KARA 212 42 62
ADALET BAKANLIĞINA BAĞLI KURUM VE KURULUŞLAR
CEZAEVİ MÜDÜRÜ MUSTAFA CANATAN 215 10 78
MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA BAĞLI KURUM VE KURULUŞLAR
ASKERLİK ŞUBE BAŞKANI PER.YB.MEHMET AYDIN ERBEY 214 10 23
HAVA RADAR KITA KOM. HV.MU.ÜTĞM.İLKER DEMİRBAŞ 811 52 57
İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA BAĞLI KURUM VE KURULUŞ MÜDÜRLERİ
ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ MUSTAFA HAYDAROĞLU 212 61 31
İL YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ NEVZAT ÖZKAN 214 14 68
İL İDARE KURULU MÜDÜRÜ V. SEVİM TUZCU 214 64 25
İL MAHALLİ İDARELER MÜDÜRÜ MÜZEYYEN DOĞAN 212 73 78
İL PLANLAMA VE KOORDİNASYON MÜDÜRÜ AYHAN KARABULUT 214 94 99
BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRÜ VİLDAN KÖKSAL 214 14 45
İL DERNEKLER MÜDÜRÜ HÜSEYİN SAYAN 212 61 55
İL ÖZEL İDARE. MÜDÜRÜ NECATİ TAŞ 214 10 37
NÜFUS VE VATANDAŞLIK MÜDÜRÜ FATMA AKYOL 212 44 12
İL SİVİL SAVUNMA MÜDÜRÜ EKREM KÜÇÜKBAYRAM 214 64 75
İL ÖZEL İDARE BİLGİ İŞLEM MÜDÜRÜ OSMAN YILDIZ 215 48 29
MALİYE BAKANLIĞINA BAĞLI KURUM VE KURULUŞ MÜDÜRLERİ
DEFTERDAR KADİR YAMAÇ 214 23 32
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI KURUM VE KURULUŞ MÜDÜRLERİ
MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ YUSUF SEZER 214 10 06
KREDİ VE YURTLAR KURUMU MÜDÜRÜ TAHSİN ÖZ 215 09 08
BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞINA BAĞLI KURUM VE KURULUŞ MÜDÜRLERİ
KARAYOLLARI 15. BL. MÜDÜRÜ İSMAİL KARTAL 215 23 28
İLLER BANK. 18. BL. MÜDÜRÜ TAHSİN ÖZTÜRK 215 00 53
BAYINDIRLIK VE İSK. MD.V 215 23 68
TAPU KADASTRO 19.GÖLGE MÜDÜRÜ BURHAN USTA 214 65 42
KADASTRO MÜDÜRÜ CABİR GÖKDEMİR 214 10 68
TAPU SİCİL MÜDÜRÜ ALİ SERDAR 214 64 81
SAĞLIK BAKANLIĞINA BAĞLI KURUM VE KURULUŞ MÜDÜRLERİ
İL SAĞLIK MÜDÜRÜ DR. ÖZKAN POYRAZ 214 41 45
DEVLET HASTANESİ BAŞTABİBİ DR. CEM YÜCEL 214 14 13
REHBERLİK MERKEZİ BAŞTABİBİ DR. MURAT ÇELİK 214 24 58
ŞERİFE BACI HASTANESİ BAŞTABİBİ DR. SAFA ALOĞLU 214 15 15
TARIM VE KÖY İŞLERİ BAKANLIĞINA BAĞLI KURUM VE KURULUŞ MÜDÜRLERİ
TARIM İL MÜDÜRÜ SIDDIK AKTAŞÇI 214 31 68
ULAŞTIRMA BAKANLIĞINA BAĞLI KURUM VE KURULUŞ MÜDÜRLERİ
PTT. BAŞMÜDÜRÜ ERSAN UĞUR 212 57 57
İL TELEKOM MÜDÜRÜ MEHMET SERDAR KORKUSUZ 210 10 10
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAK.BAĞLI KURUM VE KURULUŞ MÜDÜRLERİ
İŞKUR İL MÜDÜRÜ ADNAN ARSLAN 214 33 48
SİGORTA İL MÜDÜRÜ HALİT BASMACI 214 24 76
BAĞ-KUR İL MÜDÜRÜ ADNAN PİŞKET 214 92 34
SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞINA BAĞLI KURUM VE KURULUŞ MÜDÜRLERİ
SANAYİ VE TİC. İL MÜDÜRÜ. SELAHATTİN DİNLER 214 53 17
ŞEKER FABRİKASI MÜDÜRÜ S.AHMET MURATOĞLU 242 72 22
ORGANİZE SANAYİ BÖLGE MÜDÜRÜ AHMET TOPÇU 212 75 52
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAK. BAĞLI KURUM VE KURULUŞ MÜDÜRLERİ
DSI 23. BÖL. MÜDÜRÜ GÜVEN KARAÇUHA 214 92 30
BEDAŞ MÜESSESE MÜDÜRÜ AKIN ŞAHİN 215 23 10
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA BAĞLI KURUM VE KURULUŞ MÜDÜRLERİ
İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRÜ. MEHMET TAŞKIN 214 22 18
TUREM MÜDÜRÜ. EMİN DEMİR 244 35 98
ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞINA BAĞLI KURUM VE KURULUŞ MÜDÜRLERİ
ORMAN BÖL. MD. YILMAZ ÖZCAN 214 10 85
ÇEVRE VE ORMAN İL MÜDÜRÜ V. YAŞAR POLAT 214 71 29
METEOROLOJİ MÜDÜRÜ 214 10 04
KAYMAKAMLAR
ABANA KAYMAKAMI GÖKHAN AZCAN 564 22 52
AĞLI KAYMAKAMI V. ERTUĞRUL TAPİK 737 13 82
ARAÇ KAYMAKAMI OSMAN YENİDOĞAN 362 10 19
AZDAVAY KAYMAKAM V. SALİH ALTUN 717 10 09
BOZKURT KAYMAKAMI V. GÖKHAN AZCAN 575 10 02
CİDE KAYMAKAMI SALİH IŞIK 866 10 15
ÇATALZEYTİN KAYMAKAMI V. GÖKHAN AZCAN 516 11 46
DADAY KAYMAKAMI MUSTAFA IRMAK 616 10 01
DEVREKANİ KAYMAKAMI K.SERTEL OTÇU 638 10 08
DOĞANYURT KAYMAKAM V. MEHMET YEŞİLBAŞ 843 11 30
HANÖNÜ KAYMAKAMI HAKAN BURAK UZ 497 52 53
İHSANGAZİ KAYMAKAM AYDIN BÖRÜ 392 12 22
İNEBOLU KAYMAKAMI ALİ YENER ERÇİN 811 41 00
KÜRE KAYMAKAMI V. ALİ YENER ERÇİN 751 20 01
PINARBAŞI KAYMAKAMI İSMAİL ALTAN DEMİRAYAK 771 21 64
SEYDİLER KAYMAKAMI MAHMUT KAŞIKÇI 668 44 00
ŞENPAZAR KAYMAKAMI ÖMER SAĞLAM 788 11 75
TAŞKÖPRÜ KAYMAKAMI RECEP SOYTÜRK 417 10 09
TOSYA KAYMAKAMI MUSTAFA YİĞİT 313 10 73
BELEDİYE BAŞKANLARI
ABANA BELEDİYE BAŞKANI ŞEVKET YAZGAN 564 33 64
AĞLI BELEDİYE BAŞKANI YUSUF GÜLSOY 737 10 01
ARAÇ BELEDİYE BAŞKANI BAHTİYAR YAŞAR 362 10 12
AZDAVAY BELEDİYE BAŞKANI OSMAN NURİ CİVELEK 717 12 35
BOZKURT BELEDİYE BAŞKANI ENGİN CANBAZ 575 10 09
CİDE BELEDİYE BAŞKANI NECDET DEMİR 866 10 04
ÇATALZEYTİN BELEDİYE BAŞKANI MUSA İHSAN OĞUZ 516 10 22
DADAY BELEDİYE BAŞKANI KADİR ER 616 10 06
DEVREKANİ BELEDİYE BAŞKANI MÜMTAZ ALİUSTAOĞLU 638 10 13
DOĞANYURT BELEDİYE BAŞKANI NURULLAH KAYIRAN 843 12 60
HANÖNÜ BELEDİYE BAŞKANI ORHAN ÖZALP 497 51 95
İHSANGAZİ BELEDİYE BAŞKANI NUMAN OMUZLU 392 10 06
İNEBOLU BELEDİYE BAŞKANI İDRİS GÜLEÇ 811 45 00
KÜRE BELEDİYE BAŞKANI K.ENGİN AYRANCI 751 21 09
PINARBAŞI BELEDİYE BAŞKANI HALİL SARIMEŞE 771 22 42
SEYDİLER BELEDİYE BAŞKANI MEHMET ŞAHİN 668 40 13
ŞENPAZAR BELEDİYE BAŞKANI MUSTAFA DEMİR 788 10 01
TAŞKÖPRÜ BELEDİYE BAŞKANI HASAN ALTAN 417 10 58
TOSYA BELEDİYE BAŞKANI SAİT GÜLABACI 313 88 00
TOSYA ORTALICA BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ARPACI 354 78 16
http://www.kastamonu.gov.tr/index1.htm
|
|
TAŞKÖPRÜ İLÇEMİZ
İLÇENİN GENEL TANITIMI
Taşköprü Batı Karadeniz bölgesinde Kastamonu İline bağlı bir ilçedir. Yüzölçümü 1752 km2’ dir. İlçe merkezinin nüfusu 16.181, köy nüfusu 27.619 kişi olup toplam 43.800 nüfusa sahiptir.
İlçeye adını veren taş köprü, Gökırmak üzerinde ve ilçe girişinde bulunmaktadır. 68,5 mt. uzunluğunda ve yedi gözlü tarihi köprünün bu gün altı gözü açık olup, 1366 yılında Yağmur Bey’in oğlu Ali Bey tarafından Kastamonu Emiri Adil Bey’in oğlu Celalettin Bayezıt (Kötürüm Bayezıt) adına yaptırılmıştır
TARİHİ AÇIDAN TAŞKÖPRÜ
Taşköprü, insanlık tarihi boyunca değişik uygarlıkların kurulup yok olduğu bir yöre olmuştur. Sırasıyla, Gasgallar, Etiler, Dorlar, Paflagonyalılar, Kimerler, Lidyalılar, İranlılar, Kapadokyalılar, Helenler, Pontuslar, Bitinyalılar, Romalılar (Bizanslılar), Danişmendliler, Çobanoğulları ve Osmanlılar bu yörede hüküm sürmüşlerdir.
Romalılar Paflagonyayı zaptettikten sonra komutan Pompe’nin ismine izafeten burasına Pompeiopolis demişler ve Paflagonya eyaletinin merkezi yapmışlardır. Taşköprü Romalılar zamanında (M.S.1,2,3)’ üncü yüzyıllarda çok haşmetli bir şehirdi. Zımbıllı Tepesi Akrapol olarak kullanılıyordu. Eyalet valisinin sarayı, mabet ve ileri gelenlerin evleri burada idi.
Taşköprü, 1211 yılında Selçuklu Emiri Hüsamettin Çoban tarafından fethedilmiş, Osmanlılar zamanında kadılık olarak idare edilmiş, 1868 yılında yılında İlçe olmuştur.
TURİZM
Taşköprü İlçesi doğal güzellikler ve tarihi eserler bakımından çok zengin bir ilçedir. Bu turistik yerleri ve tarihi eserleri şöyle sıralayabiliriz.
1-MESİRE YERLERİ
Seymenli mesire yeri : İlçeye 22 Km. uzaklıkta, Taşköprü-Çiftlik Köyü yolu üzerinde, ormanla kaplı, soğuk suyu, eğlence ve yemek yeme yerleri bulunan bir dinlenme yeridir.
Kabalar, Küçüksu ve Sakız Göletleri : Sulama amaçlı yapılan bu göletler, çevrelerindeki orman ve yeşilliklerle mesire yerleri olarak kullanılmaktadır. İlçemiz halkı tarafından yaz mevsiminde bu göletlerde bulunan sazan, aynalı sazan ve yayın balıkları avlanmaktadır.
2-ESKİ YERLEŞİM YERLERİ
Antik Pompeiopolis kenti : Paflagonya eyaletinin merkezi olan antik Pompeiopolis kenti İlçe merkezinin hemen kuzeyinde Zımbıllı Tepesi adı verilen bölgede bulunmaktadır. Eyalet Valisinin sarayının, mabetlerin burada olduğu ve kentin ileri gelenlerinin burada yaşadığı bilinmektedir. Bu antik kentin toprak altından çıkarılması için çok büyük çapta kazıların düzenlenmesi gerekmektedir. Bu gerçekleştiği takdirde ikinci bir Efes antik kenti ortaya çıkarılacak ve Taşköprü büyük bir turizm potansiyeline kavuşacaktır. Yörede gerçekleştirilen sınırlı sayıdaki kazı çalışmalarında çıkarılan eserler Kastamonu Müzesinde sergilenmektedir.
3-TARİHİ TÜMÜLÜSLER
Taşköprü’nün 13 değişik yerinde 70 civarında tümülüs tespit edilmiştir. Bu tümülüsler içlerinde eski çağlara ait tarihi kalıntılar barındırmakta ve kazı çalışmaları ile gün ışığına çıkarılmayı beklemektedir.
4-KAYA MEZARLARI
Kalekapı Kaya Mezarı : Taşköprü’ye 17 Km. mesafede, Donalar köyünde bulunan müstakil ve yüksek bir kaya üzerine oyulmuştur. Alınlığında kartal, arslan, boğa ve öküz kabartmaları bulunmaktadır. M.Ö. 7. Yy’da paflagonyalılar tarafından yapıldığı zannedilmektedir.
Urgancı Kaya Mezarı : Urgancı Köyü’nün yukarısındadır. Geriden bakıldığı zaman giriş yerinde vaktiyle iki sütun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Aygır Kalesi Kaya Mezarı : Ağcıkişi Mahallesinin batı kısmında Aygır Kayası denilen kayalara oyulmuştur. M.Ö. 6 yy’da yapıldığı sanılmaktadır.
Direkli Kaya Mezarı : Alasökü köyü’nün Eşek Deresi mevkiinde eni ve yüksekliği 8 Mt. olan bir kayaya oyulmuştur. Önünde tek sütunlu bir giriş yeri vardır. M.S. 1.Yy’da yapıldığı sanılmaktadır.
Bademci Kaya Mezarı : Bademci Köyü’nün üst tarafında uzanan kayalara yerden 30 Mt. yükseklikte oyulmuştur.
Pompeiopolis Nekrepolü : Romalılar çağında, Taşköprü’nün Paflagonya eyalet merkezi zamanına ait kaya mezarları, köydere mevkiinde olan Hobu Kayası ve diğer kayalarda toplanmış bulunmaktadır.
Hobu Kayası Mezarı : Bu mezar Taşköprü’nün Kuzey doğusunda, Çaycevher Köyündedir.
5-TARİHİ KALELER VE TÜNELLER
Kızlar Kalesi : Taşköprü’nün doğusunda tabii bir kayanın üzerindedir. Sur ve burçları moloz taşı,tuğla ve harçla yapılmıştır. Romalılar zamanında yapıldığı sanılmaktadır.
Mazhar Oluğu Kalesi : Alisaray Köyü yakınında tabii bir tepe üzerine yapılmıştır. Şu an yıkılmış bir vaziyettedir. Güneyinde yerin altına doğru bir yol olduğu söylenmekte ise de; yol bu gün kapanmış durumdadır.
Donalar Köyü Kaya Tüneli : Donalar Köyündeki Kale Kapı Kayalarına oyulmuştur. Bu kayanın tam tepesinde bulunan tünelin girişi at nalı şeklindedir. Tünelin eni 2,2 Mt., boyu 2 Mt. dir. 50 derecelik bir eğimle kayanın içine doğru gitmektedir. İkinci tünel bu kayanın doğusunda olup içi dolmuştur. Üçüncü tünelde bu büyük kayanın karşısındaki kayalara oyulmuştur.
Kılıç Kaya Tüneli : Kornapa Köyü’nün kuzeyinde bulunan dağın üzerindedir. Ağız tarafı at nalı şeklindedir. Tünel, 45 derecelik meyille kıvrımlar yaparak yerin altına doğru gitmekt
6-TARİHİ CAMİ VE TÜRBELER
Şeyh Hüsamettin Camii : Cami, Taşköprü”nün Tekke Mahallesinde olup, moloz taşından harçla yapılmıştır. Çobanoğulları zamanında yapıldığı düşünülmekteder. Her yıl Mayıs ayı içersinde düzenlenen Evliyalar haftası kutlamaları çerçevesinde ilçemiz ve dışardan gelen topluluklar tarafından ziyaret edilmektedir.
Taş Camii : Cami Taşköprü merkezindedir. Moloz taşından harçla yapılmıştır. Camiyi Kara Mustafa Paşa’nın yaptırdığı rivayet olunmaktadır. 1854 yılında tamir ettirilmiştir
Abdal Hasan Türbesi : Abdalhasan Köyünde bulunmaktadır. Bina moloz taşından harçla yapılmış, bulunmamaktadır. Bu zatın kim olduğu ve ne zaman yattığı hakkında açık bir bilgi yoktur. Ancak buranın Sultan Bayezıt nışanlı zaviye olduğu kaydı tarihi belgelerde bulunmaktadır.Her yıl Mayıs ayı Evliyalar Haftası kutlamalarında ziyaret edilmektedir.aralarına tuğla kuşaklar konulmuştur. Türbenin hiçbir yerinde Abdal Hasan hakkında bilgi bulunmamaktadır. Bu zatın kim olduğu ve ne zaman yattığı hakkında açık bir bilgi yoktur. Ancak buranın Sultan Bayezıt nışanlı zaviye olduğu kaydı tarihi belgelerde bulunmaktadır.Her yıl Mayıs ayı Evliyalar Haftası kutlamalarında ziyaret edilmektedir. Geniş Bilgi İçin http://www.taskopru.gov.tr
İLÇEMİZ KAYMAKAMININ ÖZGEÇMİŞİ
Recep SOYTÜRK
Taşköprü Kaymakamı
1967 yılında Karasu’da doğdu. A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesinden 1990 yılında mezun oldu. Memuriyet hayatına 1992 yılında Kaymakam adayı olarak başladı. 1995 yılında 82. Dönem Kaymakamlık Kursunu Üstün Başarılı derece ile bitirerek Karabük’ün Eflani ilçesine Kaymakam olarak atandı. Bu ilçedeki üç yıl süren görevinden sonra 1998–2000 tarihlerinde iki yıl süre ile Ardahan Posof Kaymakamı olarak görev yaptı. 2000 yılında atandığı Siirt Vali Yardımcılığı görevini 3 yıl boyunca sürdürdü. 2003 yılından itibaren 17 ay süre ile Amasya vali Yardımcılığı görevini yürüttü. Bu süre içerisinde Avrupa Birliği hibe programını Amasya, Samsun, Tokat ve Çorum İllerinde uygulanan Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliğinin Genel Sekreterliği görevinde bulunan SOYTÜRK halen Kastamonu – Taşköprü Kaymakamıdır. Nurdan SOYTÜRK ile evli olan Recep SOYTÜRK 2 çocuk sahibidir ve iyi derecede İngilizce bilmektedir.
Önemli Telefonlar:
Kaymakamlık 0 366 417 10 09
0 366 417 24 94
Belediye 0 366 417 10 08
0 366 417 10 58
Jandarma 0 366 417 10 13
Emniyet 0 366 417 12 89
PTT 0 366 417 14 16
Tedaş 0 366 417 21 34
Telekom 0 366 417 14 44
Kaynak: http://www.kastamonu.gov.tr
|
|
___________________________
Haydi Taşköprülü'ler ve Taşköprü Dostları!...
"YAZILARINIZI; GÖRÜŞ ve ÖNERİLERİNİZİ"
BEKLİYORUZ!...
____________________________
Taşköprü'den Bakış
Esintiler
Gökırmak
Taşköprü'nün Sesi
Kastamonu Net
Gerçeğin Sesi
|
|
|
GÜNCEL Yazılarımız İÇİN >>>
Alsah Blokları - Taşköprü'nün Sesi
30 YIL SONRA MUSTAFA POLATLA İZMİR'DE.. / GÜNLÜKTEN
ALİ ŞAHİN
_________
Bugün bir eski tanıdıkla görüşmek için sözleştik. 30 yıl sonra ilk göreceğiz birbirimizi. Ben İzmir'i pek tanımıyorum. Konakta saatin önünde ya da Merkez Hasan Sağlam öğretmen evinde buluşabiliriz sana da uygunsa diyorum emekli Ziraat Yüksek Mühendisi dosta. Taşköprü İlçe Tarım müdürlüğü görevinden ayrılıp Ankara'ya oradan Aydın'a oradan da İzmir'e geçeli 30 yıl olmuş. Saat uygun bana çünkü Karşıyaka'dan geleceğim, diyor. Öğretmen dostudur ama Karşıyaka öğretmen evindekilere anlatamamış tam. Bakın ben Ziraat Mühendisiyim; mesleklerimiz birbirine yakın, deyince: "Allah Allah! Bu nasıl iş!.." dercesine şaşkınlıkla yüzüme baktılar, diyor. Ben açıklama getirdim: "Bakın siz bebeleri, biz de babaları eğitiyoruz. Eski yazı ile ikisi da aynı, çift "be" ile yazılıyor.. dedimse de yumuşatamadım. Yanımda bir arkadaş olmadıkça pek uğramıyorum oraya diyor karşılaştığımızda.
Biraz yürüyoruz hoşbeş ederek. Taşköprü'yü soruyor, Taşköprülüleri soruyor. Bir çok kişiyi hatırlıyor, kaldığı iki yılda görüp tanıdığı. Çetmeli İzzet'ten Hasan Yılmaz'a Bayram Ünal'dan Zeynel Yurtseven'e.. Nuri Keskinden Hüseyin Erikli'ye..
1943 Elazığ Karakoçan doğumlu Mustafa Polat. Yükseköğrenimin AÜ Ziraat fakültesinde tamamlamış 1971 yılında. Hem çalışıp hem okuduğundan ara vermiş eğitimine bir süre Lise sonrasında.
1967 - 1971 yıllarının Ankara ortamı, öğrencilikten konuşuyoruz. O fırtınalı yıllar, diyorum; evet, diyor. 12 Martı da Ankara'da yaşamış. Sonra 80'i anlatıyorum ona Kastamonu'da Taşköprü'de yaşananları.. Ben iyi ki o yıllarda orada değilmişim, çok çektirirlerdi bana da. Bir de üstüne üstlük ilin yabancısıydım" diyor. Ben de doğruluyorum.
Biz diyor ne çektikse bizim gibi düşünenlerden çektik, ayrışmalarımızdan, hizipleşmelerden, birbirimizi çekememelerden. Ormanda şoför Ahmet amca vardı yılların yılı yurtsever, dürüst namuslu, üstelik de demokrat, hemi de sosyal demokrat. Onun bu tavrını da bütün ilçe bilirdi. Düşünebiliyor musun o kadar değişik görüşte iktidarlar gelmiş geçmiş emekliliği gelmiş, bu adamı sürgün etti kendisinin, yoluna baş koyduğu kendi partisi" diyor...
Ahmet amcayı geçen ay kaybettik, bende de çok emeği vardır, çok ekmeğini yedim, suyunu içtim diyorum. Son yıllardaki rahatsızlığını, birkaç yıl önce eşini kaybettiğini ve yalnız kaldığını anlatıyorum. Üzülüyor.
O dönemin daha sonra Orman bakanı olan zat ile kendisinin de bazı terslikler yaşadığını anlatıyor, uzun uzun ve ayrıntılı. Kendisine karşı tavrını. Kendisinin partisine karşı nasıl soğutulup tövbe ettirildiğini. Bakan sen nasıl olsa bize oy vermek zorundasın, elin mahkûm, çünkü alevisin dediğini. O zamandan beri oraya oy vermiyorum diyor. Nuri'nin babası da yaşadı o dönemde bir sürgün, diyorum, emekliliğe tam yaklaşmışken.
O dönemde Bu bakanın 3. sıra milletvekili adayı eğitimci Mehmet Sazak'a karşı tavrını da iyi biliyorum diyor. O komünist, bırakın o gitmesin bize iki milletvekili yeter, diyebilen bir politikacıdan daha ne bekleyebiliriz ki... Bu tavır o partiye transfer 13 milletvekiline 13 koltuk verilmesine mal oldu o zaman. Kastamonu Parfüm sanayinden, balkonda kendir üretiminden, sarımsak tüccarı ziraat mühendisine.. Parfüm olayındaki belediye başkanının Mustafa Kasım olduğunu saptıyorum ben sonradan, zamanın milletvekili de muhtemelen yine AP'nden Sabri Keskin..
O dönemde hatırlı kişilere sunulan zirai kredilerde, merkez kooperatifinin kendir kontenjanın her köyde ekilen kendir oranında kontenjan tanınmasındaki uğraşısını anlatıyor, Hasan Akgül'ün bu işi fazla abarttığını söylüyor: O, Taşköprü'de ağalığı kaldıran adam diyormuş...
Bir ikindi sonu İzmir'in denizden püfür püfür esen sanki Necati Cumalı şiirlerinden çıkıp gelen serin imbatına karşı sürüp gidiyor söyleşimiz.
(...)
Mustafa Polat'ın ilk yazısı: "Sarımsak Tüccarı da Oldum!.. İçin TIKLAYINIZ
Şair İlhan Berk'in "Sarımsak" Adlı Şiiri
(Büyütmek İçin resmin ya da bu yazının üzerine TIKLAYINIZ)
EMİN ARIK
ÖYKÜLER
________________
... GÜNCEL... GÜNCEL... GÜNCEL...
________________________________
FESTİVAL 2006
ALİ ŞAHİN
"KIRLANGIÇ YILDIZI" VE LEYLA ŞAHİN
EN GÜNCEL HABER / YORUMLARIMIZ İÇİN ANASİTEMİZ "TAŞKÖPRÜ'NÜN SESİ 2" >>>>>
KASTAMONU VE 19 İLÇESİYLE İLGİLİ EN GÜNCEL HABER / YORUMLARIMIZ İÇİN "KASTAMONU NET (BLOGCU)" >>>>>
_______________________________________________________________
edebiy@t/ Kasım '05
SİTE/ İÇİNDEKİLER
"GURBET YAVRUM"DAN "MAVİ MASKE"YE;
"SESSİZ BİR DAYANIŞMA"DAN "KANAL BOYU"NA AYSEL ÖZAKIN/ DEĞİNİLER/ Ali ŞAHİN
33. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE "BAŞI EĞİLMEYEN KADIN" SUAT DERVİŞ'İ ANARKEN/ ALİ ŞAHİN
DEVREKANİ'DEN BİR ÖYKÜCÜ, ROMANCI VE YAZAR: OĞUZ ATAY/ ALİ ŞAHİN
TAŞKÖPRÜ'DE YEREL BASIN
Geçmişten Günümüze Taşköprü'de Basın
Ali ŞAHİN/ (Çalışma Taslağı)
10. CİDE RIFAT ILGAZ SARIYAZMA KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ'NDEN İZLENİMLER/ Ali ŞAHİN
BATI KARADENİZ SAHİLLERİNDEN FESTVAL İZLENİMLERİ/ Ali ŞAHİN
DEVREKANİ MUSTAFA KAYA ŞENLİK YİBO/ EBRU TOKTAR
GÜNLÜK DEĞİNMELER (KANDEMİR KONDUK OLMASAK DA "ONA BUNA DOKUNDUK...") / ALİ ŞAHİN
EDEBİYAT ÖDÜLLERİ/ ALİ ŞAHİN
BAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE YUNUS NADİ ÖDÜLLERİ/ ALİ ŞAHİN
BAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ/ (CNN TÜRK)
ESEN YEL'DEN BİR ÖYKÜ/ KOMÜNİSTLERİ TANIYAN KÖPEK
'Humorland' nerede?
ESEN YEL - Merhaba Sevgili Dostlar! Londra'dan, yazar arkadaşların yazılarını ürettikleri noktalara harita üzerinde kırmızı kalemle birer çizgi çekilse.. Hani şu 'dünya markası' dediğimiz uluslararası büyük kuruluşların uluslararası yerleşim yerlerini gösteren reklamlar vardır ya.. Açık Gazete'nin konumunu o reklam görüntülerine benzetiyorum. Nedeni yok işte.. Öyle bir görüntü canlanıverdi gözümde..
Peki Esen yel'in yazdığı nokta neresi? İşte o noktaya kırmızı kalemle bir çizgi çekemeyeceğiz. Çünkü Esen Yel HUMORLAND'dan/den yazıyor.. Sevgili Genel Yayın Yönetmenimiz izin verirse yazılarının başlığında da bu ülke adını kullanmak istiyor..
Humorland nerede? (...)
-------------------------------------------
Bu Yazı Hakkındaki Okuyucu Yorumları
Ali Haydar NERGIS 23 Ekim 2005 10:47
Hod geldin sevgili Dost, Nereden nereye... Ankara`nin Babialisi Rungarli Sokak`tan, Yeni Gunler`den, Yeni Halkci`lardan, Yeni Ortam`lardan baslayarak, yazinda da belirttigin gibi, haritada bir nokta olmak...Kimbilir, daha nerelere dek, nasil savrulacagiz? Böyle,yillanmis sarap gibi dostlarla uzunca bir aradan sonra yeniden karsilasmak mutlandiriyor insani.Hos geldin dost,safalar getirdin, kalemin daim olsun...
-------------------------------------------
Açık Gazete; 22 Ekim 2005
--------------------------------------------
HİKÂYECİNİN PARK GÜNLÜĞÜ/ OYHAN HASAN BILDIRKİ
"BAŞLANGIÇTAN GÜNÜMÜZE TÜRK EDEBİYATI'NDA ÖYKÜ KİTAPLARI ZAMANDİZİNİ TASLAĞI"/ ALİ ŞAHİN
"BAŞLANGIÇTAN GÜNÜMÜZE TÜRK EDEBİYATI'NDA ROMAN ZAMANDİZİNİ TASLAĞI"/ ALİ ŞAHİN
2004'TE ÖYKÜ KİTAPLARI/ Ali ŞAHİN
2004'TE ROMAN/ Ali ŞAHİN
2004'TE ŞİİR KİTAPLARI/ ALİ ŞAHİN
KÜNYE/ KONUK DEFTERİ/ İLETİŞİM VE LİNKLER
YILDIRIM NEDEN PROF.TURGAN'A TEPKİ GÖSTERDİ?
Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Çetin Turgan’ın “Sarımsak tansiyonu düşürmez yada yükseltmez” şeklindeki gazetelerde çıkan sözlerinin ardından Taşköprü’lü sarımsak üreticileri ve CHP Milletvekili Mehmet Yıldırım sert tepki gösterdi. Mecliste sarımsak için verdiği mücadelesi ile bilinen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım Prof. Dr. ÇetinTurgan’a tepki göstererek sarımsak yemesini tavsiye etti. Mehmet Yıldırım “Sarımsak 70 derde devadır diye Peygamberimizin hadisi var. Ben bu açıklamayı yapan Prof. Dr. Turgan’a katılmıyorum. Ayrıca İbnisina sarımsağın 27 çeşit hastalığa iyi geldiğini söylemiştir. Lokman Hekim, “Ölüme ilaç bulunsaydı bu ilaç kesinlikle sarımsak olurdu” diyerek sarımsağın faydalarını saymıştır. Sarımsağın tansiyonu düzenledi bir gerçektir. Meclisteki doktor kökenli milletvekili arkadaşlarım bana sarımsağın tansiyona iyi geldiğini söylüyorlar. Bilim dünyası tarafından faydaları kabul görmüş bir bitkidir sarımsak. Sayın Turgan’ın yaptığı bu açıklma abesle iştigaldir. Ben kendisine Taşköprü sarımsağını yemesini öneriyorum. Tansiyon hastasıysa Taşköprü sarımsağının tansiyonununa iyi geldiğini görecek ve böyle bir açıklama yaptığı için üzülecektir. Türkiye Lösemili Çocuklar Vakfı Başkanı Dr. Üstün Erzen benden sarımsak istiyor. Lösemi hastası çocuklara yedirmek için. Ankara ve Uludağ Üniversitelerinde sarımsakla ilgili olarak bir çok çalışmalar yapıldı. Diğer taraftan Taşköprü Belediyesinde Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Satı Sezer ise sarımsağın tansiyonu düşürmediği yönündeki açıklamaya katılmadıklarını belirterek şunları söyledi. “ Bir bilim adamı tarafından yapılan açıklamaya saygımız vardır. Ancak dünyada kabul görmüş bir bitki olan sarımsağın tansiyona faydası yoktur demek bilime ters düşer. Ben burada bir yanlış anlama olduğunu düşünüyorum. Ege Üniversitesi’nin hocaları Taşköprü sarımsağı ile ilgili bir kitap hazırlıyorlar. Bu kitapta sarımsağın bir çok faydasının olduğu belirtiliyor. Sarımsak göz hastalıkları, solunum yolları rahatsızlıkları, zehirlenmeler, tansiyon yüksekliği gibi bir çok rahatsızlığa iyi gelir şeklinde tespitleri var. Biz limon tansiyonu düşürmez yada tuzlu ayran tansiyonu düşürmez demiyoruz. Sormak istiyorum sayın Turgan’a limon suyu fabrikasıyla bir bağı var mıdır? 1989 yılında Alman Eczacılar Birliği sarımsağı yılın bitkisi seçmişlerdir. Sarımsakla ilgili bir çok ilaç üretilmiştir. Belki bahsedilen sarımsak İran sarımsağı yada Çin sarımsağıdır” şeklinde konuştu. sözcü
Taşköprü'den Bakış
Haber
"Kastamonu'da reçete yolsuzluğu
Kastamonu'nun Taşköprü İlçesi'nde hastalara ait sağlık karnesi ve reçetelerde tahrifat yaparak haksız kazanç elde ettiği iddia edilen kadın eczacı, tutuklandı.
Bir istihbaratı değerlendiren Jandarma ekipleri, Cumhuriyet Savcılığı’ndan aldıkları izinle ilçe merkezinde eczacılık yapan F.G'nin işyerine baskın düzenledi. Yapılan operasyonda, işyerinde bulunan çok sayıda reçete veevraka konuldu.
Yapılan ilk inceleme sonucu, reçete ve sağlık karnelerinde silintive kazıntı yapılarak haksız kazanç sağlandığı ifade edildi.
Adliyeye sevk edilen F.G. tutuklanırken, zanlının mal varlığına da el konuldu.
Yeni Mesaj Gazetesi, 18.12.2005
http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?sayfa=toplum&haberno=7042&tarih=2005-12-18"
Şeker kotası
Amerika'dan gelip yine Amerika'ya dönen Kemal Derviş' in ''15 günde 15 yasa'' sından biridir Şeker Yasası. Diğer bir deyişle, pancar üreticilerini ve şeker sanayiini perişan etme yasası... Mektup, Eskişehir Pancar Ekicileri Kooperatifi'nden geliyor: ''Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 2 olan nişasta bazlı şeker üretimi kotası ülkemizde yüzde 10 olduğu halde, bu oranın yüzde 15'e çıkarılma çabalarını anlamak mümkün değildir. Böyle bir karar alınırsa ülkemizdeki pancar üretimi ve şeker sanayii yara almış olacaktır. Nişasta bazlı şeker üreten firmalar, kontenjandan fazla pay almak, fazla kâr elde etmek için kotanın yükseltilmesini istemektedirler ki, bunun için de yüksek miktarlarda mısır ithalat talebinde bulunmaktadırlar. İthal mısırların genetiği ile oynanmış olma ihtimali olduğu, bundan üretilen şekerin de ilerde insan sağlığına ne gibi zarar vereceği bilinmemektedir.'' Atlantik ötesinden görevlendirilmiş kurtarıcılar, gazoz şirketi ortağı tüccar siyasetçiler, tonlarca ithal mısır ile tavuk besleyen oğullar... Hepsi bir oldu, milyonlarca insanın ağız tadını bozdu.
Cumhuriyet 30.11.2005
Atamalara yargı 'vetosu'
Anayasa Mahkemesi, yükseköğretim kurumlarına açıktan yapılacak atamalara ilişkin esasları Başbakan'ın belirlemesini öngören 2005 Bütçe Yasası maddesini iptal etti
ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Anayasa Mahkemesi, 2005 Bütçe Yasası'nın bazı hükümlerini iptal etti. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Haşim Kılıç , CHP'nin yasanın bazı maddelerine yönelik açtığı davanın esastan sonuçlandığını söyledi. Kılıç'ın verdiği bilgiye göre, 2005 Bütçe Yasası'nın iptal edilen bazı hükümleri şöyle:
Yükseköğretim kurumlarına araştırma görevlisi kadrolarına açıktan yapılacak atamalara ilişkin esasların Başbakan tarafından belirleneceği.
Boş memur kadrolarına açıktan vekil atanmasının Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığı'nın iznine tabi kılınması.
Sağlık personeline verilecek döner sermaye payına üst sınırlama getirilmesini.
Belediyeler ile büyükşehir belediyelerince kamu kurum ve kuruluşlarına uygulanacak su tarife bedellerinin, özel işyerlerine uygulanan en düşük tarife bedelini aşamayacağı.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürlüğü, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü'nün (DMO) mal ve hizmet satışları gayrisafi hasılatının yüzde 10'unun Maliye Bakanlığı'na ödeneceği.
KİT yöneticileri ve mali işlerinden sorumlularının, KİT'lerin üçüncü kişilerden tahsil ettikleri vergi, fon ve diğer payların tahsil dairelerine zamanında ve tam olarak ödenmesini sağlamak zorunda olacakları ve aksine davrananların bu tutarların ödenmesinden sorumlu tutulacakları.
Mahkeme, bazı hükümler hakkında ise ''karar vermeye yer olmadığına'' karar verdi.
Babam ve Oğlum rekora gidiyor
**ANKARA (AA) - Genç yönetmen Çağan Irmak'ın 'Babam ve Oğlum' adlı yeni filmİ, ilk haftasında 74 bin 406, bunu izleyen 3 gün ise 79 bin 30 seyirciyi sinema salonuna çekerek 10 günde 153 bin 436 izleyiciye ulaştı. Dağıtımcı firmadan Sadi Çilingir'in verdiği bilgiye göre film, 'Türk sinemasının yüz akı' oldu. Çilingir, filmin başarısının kendilerini çok sevindirdiğini dile getirerek ''Bu kadarını biz de tahmin etmiyorduk. Türk sineması adına çok sevinçliyiz'' dedi. Çilingir, filmin bazı sinemalarda gösteriminin 2 hafta olarak planlandığını, ancak şimdi 6 haftaya kadar uzatılmasının düşünüldüğünü belirtti. Senaryosunu da Çağan Irmak'ın kaleme aldığı 'Babam ve Oğlum' adlı yapımda oğlu Fikret Kuşkan, babayı Çetin Tekindor, torunu Ege Tanman canlandırıyor. Filmde, diğer rolleri Hümeyra, Şerif Sezer, Özge Özberk, Binnur Kaya ve Yetkin Dikinciler üstleniyor.
Cumhuriyet 26.04.2005
PENCERE
İLHAN SELÇUK
Bu Kitabı Okuyun ve Okutun!..
''... Bir patırtı, bir gürültü. Beyannameler, telgraflar... Sanki bir şeyler oluyor, bir şeyler olacak... Ayol şuracıkta her işimiz, her kuvvetimiz meydanda. Dört tarafımız açık. Dünya vaziyetimizi biliyor. Hülyanın, blöfün sırası mı? Hangi teşkilat, hangi kuvvet, hangi kahraman? Hülyanın bu derecesine, uydurmasyonun bu şekline ben de dayanamayacağım. Bari kavuklu gibi ben de sorayım:
- Kuzum Mustafa, sen deli misin?''
**
Yukardaki satırlar Refik Halit 'in; yazarın ''Kuzum Mustafa'' dediği Mustafa Kemal ...
''Mütareke Basını'' nın iki ünlü yazarını, Refik Halit ile Refi Cevat 'ı Babıâli'de sonradan tanıdım, birincisi efendi, ikincisi delişmendi; ikisi de 'usta kalem' lerdi...
Refi Cevat da 1920'de şöyle yazıyordu:
''- İstiklâl diye bağıranlar kötü niyetlidir.''
Peki, ben bu alıntıları hangi kitaptan aldım?..
''Şu Çılgın Türkler''
Turgut Özakman..
(Bilgi Yayınevi)
Turgut Özakman bir solukta okunacak 750 sayfalık bir 'roman' yazmış; daha doğrusu kitabın kapağında 'roman' yazıyor; ama, baştan sona 'hayat-ı hakikiyye!..' Bu bizim tarihimiz, varoluşumuz, benliğimizi ve kimliğimizi yeryüzünde oluşturan ortak özyaşamımızın takvim yaprakları...
Bu kitabı okuyun, çocuklarınıza okutun, dostlarınıza armağan edin, ''Mütareke Basını' nın 'medya' kılığında hortladığı zamane sürecinde tam sırasıdır.
**
Turgut Özakman edebiyatımızın ve tiyatromuzun çekitaşı ağırlığında bir yıldız yazarıdır; tarihsel bilgisinin bileytaşında keskinleşmiş bilinciyle yazdığı kitaplarının da apayrı bir yeri var...
Son kitabı 'Şu Çılgın Türkler' Refik Halit'in sorusunu haklı mı kılıyor:
''Kuzum Mustafa, sen deli misin?..''
Atatürk inanılmazı gerçekleştirdi, yaptığı iş nedir?..
1) Tarihte ilk milli kurtuluş savaşı...
2)İslam dünyasında ilk Aydınlanma devrimi..
İkisini de silmek isteyen içli dışlı bir 'menhus' elbirliğinin olağanüstü propagandası ortalığı sarmışken yayımlanan Özakman'ın kitabı tarihsel gerçeğin güzelim bir Türkçeyle roman diline dönüştürülmesidir. Kırk yıllık özel çabayla saydamlaştırılan özgün tarihimizin anlamını yeniden ve bu vakitte içimize sindirmek, bize ve yeni kuşaklara her zamankinden daha çok gerekli...
**
Toplumda iki yönlü etkinlik sürüyor. İnanılmaz para gücüne ve profesyonel dinsel sömürüye dayalı irtica çabalarının yanı sıra, parasız pulsuz amatörce çalışmaların CUMOK, ADD, ÇYDD kesimlerinde sürdürüldüğünü görüyoruz...
Aydınlık örgütler Turgut Özakman'ın kitabına dayanan etkinlikler yapabilirler; kitabın yazarını çağıracakları toplantılar düzenleyip hayatını ''Kurtuluş- Kuruluş'' üzerine sürekli incelemeye hasretmiş kişiyle birlikte topluma açılabilirler..
Hiç lâmı cimi yok; bilelim ki laik Türkiye Cumhuriyeti topun ağzındadır...
'Şu Çılgın Türkler' in silkelenmesi, toparlanması, kendisine gelmesi gerekiyor; emperyalizmin doruklarından türeyip ortalığı saran yeni kuşatmaya karşı kıpırdanalım biraz...
Cumhuriyet 05.05.2005
DÜZ ÇİZGİ
ÜMİT ZİLELİ
Şu Çılgın Türkler
Hiç, 688 sayfa boyunca gözlerinizin sürekli dolduğu oldu mu?..
Hiç, bir kitap boyu acıyı, kederi, gururu ve zaferi akıl almaz med-cezirler arasında adeta yaşadığınız oldu mu?.. Hiç, hıçkırıklarınızdan övünç duyduğunuz oldu mu?..
Benim oldu! Elleri öpülesi Turgut Özakman 'ın ''Şu Çılgın Türkler'' kitabını okurken; başkaldıran, inanılmaz bir savaşı aklın alamayacağı bir azim ve kararlılıkla kazanan ve emperyalizmi topraklarından def eden bir milletin çocuğu olmaktan bir kez daha gurur duydum.
Mazlum milletlere meşale olmuş, bir millete bağımsızlığını ve haysiyetini kazandırmış, bugün yok sayılmaya çalışılan o müthiş varoluş kavgasını ve Mustafa Kemal 'in askerlerini bir kez daha minnetle, saygıyla andım... Kitabın tümünü bu köşeye almak isterdim, ancak birkaç küçük bölümle yetineceğim için çok ama çok üzgünüm...
****
Türk kuvvetlerinin Kars'ı Ermenilerden geri almasını eleştiren yazısından beri halkın, bir Ermeni adı olan Artin 'i ekleyerek Artin Kemal diye andığı, yazar Ali Kemal , Peyam-ı Sabah gazetesindeki odasında ortağı Ermeni Mihran ve misafirleriyle çene çalıyordu: ''Haydutların işi gücü savaş.. Ellerinde derme çatma bir ordu, birkaç tane de düzme kahraman, dövüşüp duruyorlar. Hükümet ölçmüş, biçmiş, uygun görmüş, Sevr Antlaşması'nı imzalamış. Size ne oluyor a zirzoplar? Öğrendiğime göre, Londra'da da çocuk gibi, 'İzmir'i isteriz, Edirne'yi isteriz' hatta 'Tam istiklal isteriz' diye tutturmuşlar.'' Mihran, ''Bunlar çılgın'' diye söylendi..
¯¯¯¯¯
Ağır makineli tüfeğin iğnesi kırılmıştı. Yunan taarruz ediyordu. Ateş gibi yanan mahfazadan iğneyi çıkaracak aleti bir türlü bulamıyorlardı. Abdurrahman Çavuş, başlığa sarılı mahfazayı yakaladı, dişleri, dudakları, dili cayır cayır yanarak kızgın iğne kovanını dişlerinin arasına tutuşturarak çevirdi. Çevreye yanık kemik ve et kokusu yayıldı. Dakikada 500 mermi yakan makineliyi çalıştırdı. Can acısından ve heyecandan bütün ciğeri ile bağıra bağıra yakına gelmiş olan Yunan askerlerini biçmeye başladı...
¯¯¯¯¯
İngiliz Elçilik Müsteşarı Rattigan birden patladı: ''Tam istiklal ne demek?'' Hamit Bey gülümsedi: '' Siz tam istiklalden ne anlıyorsanız o demek!'' Rattigan başını Hariciye Nâzırı A.İzzet Paşa 'ya çevirerek ''Kemalistler akıllarını kaçırmış görünüyorlar, böyle bir şart asla kabul edilemez'' . Nâzır şaşırmıştı, Hamit Bey'e eğilip fısıldadı: ''Bu çocukça bir çılgınlık. İngiltere gibi bir büyük devlete hiç önşart ileri sürülür mü?'' Hamit Bey, bir zamanların bu ünlü komutanına hüzünle baktı, sesini düşürmeye gerek görmeden, ''Paşam'' dedi, ''hiçbir devlet şerefimizden ve ümidimizden büyük değildir.''
¯¯¯¯¯
Yunanistan Başbakanı Gunaris , ''Bizi Anadolu'ya ittiler'' diye sızlandı, ''Türk'ün başını getir, ödülünü al diyorlar. Bu amaçla iki yıldır savaşıyoruz. Türk'ü yenemiyoruz. Soydaşlarımızı Türk'ün merhametine bırakıp geri de dönemiyoruz'' . Emperyalizmin, milletleri kendi çıkarı için nasıl kullandığını daha yeni anlamaya başlamıştı. Başı göğsüne düştü ve ağlamaya başladı...
¯¯¯¯¯
Milli savunma Bakanı Kazım Özalp , ilk yatakta yatan Teğmen Refik 'in hatırını sordu. ''İyiyim paşam'' cevabıyla tam öbür yatağa geçiyordu ki, başhekim sessizce battaniyeyi aralayarak bu iyimser yaralının durumunu gösterdi: İki bacağı da dizlerinin üzerinden kesilmişti. Kazım Paşa'nın gözleri doldu. Eğilip başını öptü, ''Benden bir isteğin var mı çocuğum, ailen nerede, onların bir ihtiyacı var mı?'' dedi şefkatle. Teğmen bir şey istiyor olmaktan utanarak ''İstiklal Madalyası'nı hak ettiğimi sanıyorum'' dedi, ''ondan başka bir şey istemem efendim'' .
Son söz kitabın yazarı Turgut Özakman'dan:
- Sevgili gençler, İstiklal Savaşı, dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan biridir. Emperyalizmi ve yamaklarını dize getiren, bir enkazdan yepyeni, çağdaş bir devlet kurmayı başaran atalarınızla gurur duyun, şehit ve gazi atalarınızın onurunu yalancılara çiğnetmeyin. Sevgilerle... (Şu Çılgın Türkler/ Bilgi Yayınevi)
e posta: umitzileli@gmail.com
Tarihe 447 bin YTL
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yeni başlattığı tarihi konakların korunması projesinde Kastamonu’nun da olduğu açıklandı. Ak Parti Milletvekili Musa Sıvacıoğlu, Kastamonu’nun da proje kapsamında olduğunu açıklayarak ilk defa 18 özel mülkiyetli konuta karşılıksız yardım yapılacağını açıkladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tarihi konakların korunması amacıyla başlattığı özel mülkiyetli konutlara yardım projesi için Kastamonu’nun da pilot il kapsamına alındığı öğrenildi. 14 Kasım Pazartesi günkü gazetemizin manşetinde yer alan “Tarihi konağı olana teşvik” başlıklı haberimiz üzerine AK Parti Milletvekili Musa Sıvacıoğlu’da kamuoyunu aydınlatacak bir açıklama yaptı. Sıvacıoğlu, Kastamonu’nun pilot il kapsamına alındığını belirterek ilk etapta 18 özel mülkiyetli tarihi konağa toplam 447 bin YTL yardım yapılacağını açıkladı.
Sıvacıoğlu; “İlimiz sanayileşmede geri kalmıştır. Sanayileşememesi sonucu, büyüyememiş, kabuğunu kıramamış ancak tarihi dokusunu önemli oranda muhafaza etmiştir. Bu özellik ileriye dönük olarak ilimize bir avantaj sağlayabilecektir. İlimiz turizminin canlanması için tarihi yapıların ayağa kaldırılmasının önemi büyüktür. Bu öneme istinaden ilimizde bulunan tarihi konutların ve konakların bir kısmı önceki yıllarda onarılmıştır.Büyük bir kısmı da onarılmayı beklemektedir. Kalan konutlar da restore edildiği takdirde hem önemli bir kültür mirasımız olan konaklarımız gelecek nesillere ulaştırılacak, hem de turizm potansiyelimizin artırılmasında önemli bir faydası olacaktır.”
YARDIM YAPILACAK İLLER ARASINDAYIZ
Hükümetin taşınmaz kültür varlıklarının onarımına önem verdiğini ve pilot iller arasında Kastamonu’nun da yer aldığını belirten Sıvacıoğlu, “Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Yardım Sağlanmasına Dair Yönetmelik çıkarılmıştır. Toplanan komisyonca pilot bölge seçilen 15 ile 5 trilyonun üzerinde yardım yapılması kararlaştırılmıştır. İlimizde de Hepkebirler ve Akmescit’ten dörder, Beyçelebi Mahallesinden iki olmak üzere, Camikebir, İnceğiz, Mehram, Kumkaya, Ümit, Honsalar, Hisarardı ve İsmail Bey Mahallesinde özel mülkiyetteki on sekiz konuta ilk defa geri ödemesi olmaksızın Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından 447 milyar 654 milyon TL tutarında proje yardımı yapılması kararlaştırılmıştır. Bu yeni uygulama ile imkansızlıklar yüzünden restorasyonu yapılamayan konutların hayata döndürülmesi sağlanmış olacaktır” dedi.
Haber : Sistem Yöneticisi Tarih : 18.11.2005 14:34:26
KONAĞI OLANA TEŞVİK YOLDA
Kültür ve Turizm Bakanlığı
kişisel mülkiyette olan tarihî binaların onarımı için mülk sahiplerine para yardımı etme kararı aldı. Tarihi konağı olan vatandaşların bir şekilde cezalandırıldığını belirten Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, çok sayıda tescilli eserin restorasyonu için 5,3 trilyon lira yardım yapılacağını açıkladı.
Eski esere sahip olanların sıkıntı yaşadığını belirten Koç, “Devlet bir eseri eski eser olarak ilan ettikten sonra maliklerin haklarına sınırlamalar getiriyor. Eski eser sahibi olmak külfet haline geliyordu. Bu eserleri elden çıkarmak için insanlar hoş olmayan yöntemlere bile başvuruyordu” dedi. Bakan Koç, Temmuz ayında konu ile ilgili “Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Yardım Sağlamaya Yönelik Yönetmelik” çıkarıldığını belirterek, ilk kez uygulanan, doğrudan bakanlık bütçesinden yapılacak yardımların projelendirme çalışmalarını daha da hızlandıracağını kaydetti. Bakan Koç, “Son dönemde yaptığımız değişikliklerle eski eser sahipliği bir külfet olmaktan çıkarıldı. Tam aksine yatırımcıların ilgisinin yoğunlaştığı alanların başında gelir oldu.” derken, eski eser sahiplerinin mağdur edilmeyeceğini, yapılan yardımlarla eski eser sahibi olmanın avantaj haline getirileceğini dile getirdi.
Bu arada Kültür ve Turizm Bakanı Koç, son dönemde yapılan taşınmaz kültür varlıkları ile ilgili düzenlemeleri de hatırlattı. Emlak Vergisi’nin yüzde 10’u nispetinde alınan paydan elde edilen gelirlerin önemli boyutlara ulaştığını ifade eden Koç, bu gelirlerin sadece il dahilindeki belediyelerin hazırladığı tescilli taşınmaz kültür varlıklarına ilişkin projelerde kullanıldığını söyledi. Koç, “Örnek olarak söylemek gerekirse, İstanbul’da toplanan katkı payı 10 milyon YTL’yi aşmıştır ve İl Özel İdaresince belediyelere hazırladıkları projeler nispetinde kullandırılmaya başlanmıştır” dedi.
Tescilli taşınmaz kültür varlıkları ile ilgili harcamaların sponsorluk harcamaları kapsamına alındığını ve bu harcamaların tamamına Gelir ve Kurumlar Vergileri matrahından indirilebilme imkanının sağlandığını anlatan Koç, tescilli taşınmaz kültür varlıkları ile ilgili harcamalarda ve yapılan işlemlerde vergi istisnaları getirildiğini belirtti. Koç, göreve başladığı tarihten bugüne kadar bakanlık bütçesinden ve döner sermaye işletmesi kaynaklarından kamunun mülkiyetindeki eski eserlerin proje ve restorasyonu için harcanılan tutarın 150 milyon YTL’yi aştığını ifade etti.
FAİZSİZ KREDİDE VERİLECEK
Tarihi konağı olan mülk sahiplerine Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından evin değerine göre karşılıksız hibe yardım yapılacağını açıklayan Kültür ve Turizm Bakanı ayrıca evini ciddi bir şekilde restore etmek isteyen mülk sahibine sıfır faizli kredide kullandırılacağını bunun için gerekli çalışmalara hız verdiklerini söyledi.
Kastamonu’da çok sayıda bulunan tarihi konağın bu planlamalarla ivme kazanacağı ve ilerleyen günlerde re | |