|
SABAH OLUR GÜNEŞ DOĞAR BACADAN / ANI
ALİ ŞAHİN
______________________________________________
Sabah olur güneş doğar bacadan/ Öğlen olur çocuk gelir hocadan/ İlahi çocuk sensin beni gocadan// Anam beni niye verdin çocuğa/ Oynar oynar daş doldurur goynuma//
Sabah olur çaruğunu giyemez/ Öğlen olur yemeğini yiyemez/ Akşam olur gel gezelim diyemez// Anam beni niye verdin çocuğa/ Oynar oynar daş doldurur goynuma//
Ben giderken ekinleri göğüdü/ Açıldı mı yaylaların söğüdü/ Emmimgilde delikanlı yok muydu// Anam beni niye verdin çocuğa/
Oynar oynar daş doldurur goynuma//
(Kaynak Kişi:
Adı soyadı: Emine Bekdemir.
Doğum yeri ve tarihi: Beyköyü, (1937).
Mesleği: Ev hanımı.
Tahsili: Okuma-yazması yok.
Derleyen: Ahmet Bekdemir.)
Bu türküyü ilk kez dedemin annesinden Elif ninemden dinledim. O 1958-59 gibi öldüğüne göre demek ki olsam olsam 5-6 yaşlarımdaymışımdır; yılını bilemediğime göre daha küçük de olabilirim... Evin önünde taş toprakla oynadımı anımsıyorum, o sıra bir esin gelmiş olacak nineme bu türküye başladı ama bana söylüyor, anlıyorum...
Söz tam nakarat kısmına geldi:
"Anam beni niye verdin çocuğa
Oynar oynar daş doldurur goynuma"
Çocukluk işte o zaman uzun entari vardı üztümüzde demek ki daha da küçüğüm... Tabii koynumda da taşlar... Buraya kadar iyi de bir dize daha eklemişti o, belki de aslında var:
"... Günahları anasının boynuna..."
der demez taşı yapıştırıyorum kadıncağıza, alnına geliyor tam, bir kan , bir kan.. Çocukluk işte ne olduğunu anlayamıyorum ama o zaman evin gözdesiyim, babamın önceki eşinden olan çocuklar ve 2. Dünya Savaşı yıllarında Erzurum'da askerliğini yaparken ölen rahmetli amcamın çocuğu durmamış küçükken ölmüşler...
Kimin haddine bana "kaşının üstünde gözün var" demek... Halil Ağa (Dedem) napar adamı? Anne sevgisi büyük nine sevgisine ağır basmış ve anne yüzünden küçük yaşta büyük nine katili olmaktan kıl payı kurtulmuşum...
Bu olay bende hep bir vicdan sızısı yaratır, her anımsadığımda... Bir yerlerime bir şeyler sokulur hep... Oysa Elif Ninemi de çok ama çok severdim; annemle ikisi arasında tercih yapınca anne sevgisi daha ağır basmış demekki diyorum şimdi düşününce...
O'ndan kalan tek yadigar Nüfus Cüzdanından kopup düşmüş tek kara çarşaflı resimdi, durup duruyordu bir yerlerde ama sanırım 14.08.1974 Yazıhamit köyü yangınında yandı mı kayıp mı oldu yok... Basit gibi görünen "bir suret" zamanla dünyaya bedel oluyor o resim için neler vermezdim şu anda...
|